İlk Erasmus’uma hazırlanırken aynı anda hem çok heyecanlı hem de fazlasıyla kafası karışık bir öğrenciydim. Başka bir ülkede yaşayacak olmanın hayalini kurarken bir yandan kabul belgeleri, konaklama, bütçe, ulaşım ve valiz hazırlığı arasında kayboluyordum.
İnternette çok fazla bilgi vardı fakat bu bilgilerin çoğu farklı sayfalara dağılmıştı. Bazı bilgiler eskiydi, bazılarıysa benim üniversiteme veya gideceğim ülkeye uymuyordu. En zor taraf, hangi işlemi hangi sırayla yapmam gerektiğini anlayamamaktı.
Daha sonra Polonya’da Erasmus öğrenim hareketliliği gerçekleştirdim ve Katowice’de iki farklı dönemde Erasmus stajı yaptım. Bu süreçlerde 14 ülkede 30’dan fazla şehir görme fırsatım oldu.
İlk deneyimimde saatlerce araştırdığım veya yaşayarak öğrendiğim birçok konu, sonraki hareketliliklerimde çok daha kolay hâle geldi. Şimdi geriye dönüp baktığımda, ilk kez Erasmus’a gidecek hâlime söylemek istediğim 10 önemli şey var.
1. Her şeyi aynı anda çözmek zorunda değilsin
Erasmus hakkını kazandığını öğrendiğin anda önünde çok büyük bir yapılacaklar listesi varmış gibi hissedebilirsin.
Kabul belgesi, Learning Agreement, pasaport, vize, uçak bileti, konaklama ve sigorta derken nereden başlayacağını şaşırmak çok normal.
Benim öğrendiğim en önemli şey, bütün süreci küçük aşamalara bölmek oldu.
Önce kendi üniversitemin istediği belgeleri, ardından karşı kurumla yapılacak işlemleri, daha sonra vize ve seyahat hazırlıklarını ele almak süreci çok daha yönetilebilir hâle getiriyor.
Belgeleri bilgisayarında ayrı klasörlerde saklamak ve kendine tarihleri belli bir kontrol listesi oluşturmak büyük rahatlık sağlıyor.
2. Erasmus ofisine soru sormaktan çekinme
İlk zamanlarda Erasmus ofisine fazla soru soruyormuşum gibi hissettiğim oldu. Fakat her öğrencinin üniversitesi, bölümü, hareketlilik türü ve gideceği ülke farklı olabiliyor.
İnternette gördüğün bir bilgi senin sürecin için geçerli olmayabilir.
Özellikle resmî bir belge veya son teslim tarihi söz konusuysa bilgiyi Erasmus ofisinden doğrulamak en güvenli yöntem.
Soru sorarken problemi açık şekilde anlatmak da önemli. Yalnızca “Ne yapmam gerekiyor?” demek yerine hangi işlemi yaptığını, nerede kaldığını ve tam olarak neyi öğrenmek istediğini yazmak daha hızlı sonuç veriyor.
3. Karşı kurumdan gelen e-postaları dikkatlice oku
Erasmus sürecindeki en önemli bilgiler bazen uzun bir e-postanın küçük bir bölümünde yer alabiliyor.
Kayıt tarihi, yurt başvurusu, ders seçimi, oryantasyon veya teslim edilmesi gereken belgeler farklı tarihlerde gönderilebiliyor.
Ben Erasmus ile ilgili e-postalar için ayrı bir klasör oluşturmanın çok faydasını gördüm.
Özellikle şu bilgileri ayrı bir yere not etmek işini kolaylaştırır:
- Son başvuru tarihleri
- Gönderilmesi gereken belgeler
- Sorumlu kişilerin iletişim bilgileri
- Oryantasyon tarihleri
- Konaklama başvuru dönemi
- Varıştan sonra yapılması gereken işlemler
Anlamadığın bir e-postayı daha sonra bakmak üzere bırakmak yerine işaretleyip yeniden kontrol etmek veya karşı kuruma sormak daha güvenli.
4. Konaklamayı yalnızca fiyatına göre seçme
Başka bir ülkede yaşayacak öğrenciler için en stresli konulardan biri konaklama.
Uygun fiyatlı bir oda bulmak önemli fakat tek kriter kira olmamalı. Evin üniversiteye, şehir merkezine ve toplu taşıma duraklarına olan uzaklığı da günlük hayatını doğrudan etkiliyor.
Daha ucuz görünen bir yerde kalıp her gün uzun süre yolda geçirmek, zamanla hem yorucu hem de masraflı olabilir.
Konaklama ararken şunları mutlaka kontrol et:
- Faturalar kiraya dahil mi?
- Depozito ne kadar?
- İnternet bulunuyor mu?
- Mutfak ve banyo kaç kişiyle ortak?
- Toplu taşımaya yürüyerek kaç dakika?
- Yazılı sözleşme yapılıyor mu?
- Erken ayrılma koşulları neler?
- Anahtar teslimi nasıl gerçekleştirilecek?
Fotoğrafların güzel görünmesi tek başına yeterli değil. Adresi haritada kontrol etmek, yorumları okumak ve ödeme yapmadan önce sözleşme şartlarını görmek gerekiyor.
5. Bütçeni yalnızca Erasmus hibesi üzerinden hesaplama
Erasmus hibesi çok değerli bir destek fakat her öğrencinin bütün masraflarını karşılamayabilir.
Gideceğin şehir, konaklama türün, kalış süren ve seyahat alışkanlıkların ihtiyaç duyacağın bütçeyi ciddi şekilde değiştirir.
Özellikle ilk ay genellikle diğer aylardan daha pahalı olur. Çünkü ilk ay içerisinde şu masraflarla karşılaşabilirsin:
- Konaklama depozitosu
- İlk kira ödemesi
- Uçak veya otobüs bileti
- Seyahat sigortası
- Şehir içi ulaşım kartı
- SIM kart
- Ev veya yurt için temel ihtiyaçlar
- Beklenmeyen harcamalar
Aylık bütçenin yanında ayrıca bir ilk ay bütçesi ve acil durum bütçesi hazırlamak işini kolaylaştırır.
İlk haftalardan itibaren harcamalarını not ederek paranı en çok hangi alanlarda kullandığını da görebilirsin.
6. En ucuz uçuş her zaman en ucuz yolculuk değildir
Uçak bileti ararken yalnızca ekranda görünen başlangıç fiyatına bakmak yanıltıcı olabilir.
Biletin üzerine şunlar eklenebilir:
- Kabin veya kayıtlı bagaj ücreti
- Havalimanına ulaşım
- İndiğin havalimanından şehir merkezine ulaşım
- Koltuk seçimi
- Aktarma sırasındaki giderler
- Gece ulaşım olmadığı için ek konaklama
Şehirden çok uzakta bulunan bir havalimanına inen ucuz uçuş, bütün masraflar eklendiğinde daha pahalı hâle gelebilir.
Ben uçuş seçerken toplam yolculuk süresine, havalimanının konumuna, varış saatine ve bagaj hakkına birlikte bakıyorum.
Yeni bir şehre ilk kez gidiyorsan gece çok geç bir saatte varmak da ilk gününü zorlaştırabilir.
7. Valizine bütün hayatını sığdırmaya çalışma
Aylarca başka bir ülkede kalacak olman, evindeki her şeyi yanında götürmen gerektiği anlamına gelmiyor.
Gideceğin ülkede de marketler, kıyafet mağazaları ve ev ihtiyaçlarını satın alabileceğin yerler olacak.
Valizde önceliği kolayca yerine koyamayacağın eşyalara vermek daha mantıklı:
- Pasaport ve önemli belgeler
- Düzenli kullandığın ilaçlar
- Elektronik cihazlar ve şarj ekipmanları
- İlk günlerde ihtiyaç duyacağın kıyafetler
- Kişisel veya özel ihtiyaçların
Valizi hazırlamadan önce konaklayacağın yerde nevresim, yastık, yorgan, havlu ve mutfak ekipmanlarının bulunup bulunmadığını öğren.
Böylece valiz ağırlığını gereksiz eşyalarla doldurmazsın.
8. İlk günlerde yalnız hissetmek normal
Erasmus sosyal medyada çoğunlukla seyahatler, kalabalık arkadaş grupları ve güzel anılar üzerinden gösteriliyor.
Fakat yeni bir ülkeye vardığın ilk günlerde yalnızlık, kafa karışıklığı veya “Buraya gelmekle doğru mu yaptım?” hissi yaşayabilirsin.
Bu, Erasmus deneyiminin kötü geçeceği anlamına gelmez.
Yeni bir şehirde ulaşımı öğrenmek, alışveriş yapmak, farklı bir dil duymak ve aynı anda resmî işlemlerle uğraşmak yorucu olabilir.
Kendine alışmak için zaman tanı. Üniversitenin oryantasyonlarına, öğrenci etkinliklerine ve kulüp buluşmalarına katıl.
İnsanların sana gelmesini beklemek yerine küçük de olsa ilk adımı atmaya çalış. Erasmus’ta en yakın arkadaşlarından biri olacak kişiyle ilk konuşman yalnızca “Nerelisin?” sorusundan ibaret olabilir.
9. Her hafta başka bir ülkeye gitmek zorunda değilsin
Erasmus’un en güzel yanlarından biri farklı şehirleri ve ülkeleri görme fırsatı sunması.
Ben de Erasmus ve staj dönemlerimde 14 ülkede 30’dan fazla şehir ziyaret ettim. Fakat zamanla seyahat etmenin yalnızca mümkün olduğunca fazla şehri listeden işaretlemek olmadığını öğrendim.
Arka arkaya çok fazla yolculuk yapmak yorucu olabilir, bütçeni zorlayabilir ve Erasmus yaptığın şehri gerçekten tanımanı engelleyebilir.
Bazen yaşadığın şehirde bir kafede oturmak, market alışverişi yapmak, aynı tramvayı kullanmak ve sıradan bir gün geçirmek de Erasmus deneyiminin önemli bir parçasıdır.
Seyahatlerini kendi bütçene, programına ve enerjine göre planla. Başka öğrencilerin hızına yetişmek zorunda değilsin.
10. Her şey planladığın gibi gitmeyebilir
Kaçırılan trenler, cevaplanmayan e-postalar, yanlış alınan biletler, beklenmedik masraflar veya karıştırılan belgeler olabilir.
Benim Erasmus deneyimlerimde de her şey kusursuz ilerlemedi. Fakat bugün dönüp baktığımda en çok hatırladığım anların bir kısmı, planın bozulduğu zamanlardan oluşuyor.
Önemli olan hiç hata yapmamak değil, sorun çıktığında sakin kalıp çözüm üretebilmek.
Belgelerini dijital olarak yedeklemek, acil durum için para ayırmak, önemli telefon numaralarını kaydetmek ve seyahatlerinde alternatif plan düşünmek birçok durumda işini kolaylaştırır.
Erasmus’a hazırlanırken en çok neye ihtiyacım vardı?
Benim en çok ihtiyaç duyduğum şey, bütün işlemlerin doğru sırayla tek bir yerde bulunmasıydı.
Hangi belgeyi ne zaman hazırlayacağımı, konaklama ararken neye dikkat edeceğimi, bütçemi nasıl planlayacağımı ve yola çıkmadan önce neleri tamamlamam gerektiğini farklı kaynaklardan toplamaya çalışıyordum.
Bu nedenle üç Erasmus öğrenim ve staj deneyimimde öğrendiklerimi Erasmus Rehberi’nde bir araya getirdim.
Rehberde süreci yalnızca genel başlıklarla anlatmak yerine, hazırlık aşamalarını daha düzenli takip edebilmen için uygulanabilir adımlara ve kontrol noktalarına yer verdim.
Kendi üniversiten, hareketlilik türün veya gideceğin ülkeyle ilgili kişisel soruların bulunuyorsa 1:1 Erasmus görüşmesi üzerinden kendi durumunu birlikte değerlendirebiliriz.
Erasmus’un ilk gününden son gününe kadar her şey kusursuz olmak zorunda değil. Hazırlıklı olmak belirsizliği azaltır; geri kalanını ise yolda yaşayarak öğrenirsin.